Profil

Yürümek için yeterli zamanın yok.

Yürümek için yeterli zamanın yok.

Yanıtlar

Meydana git
Evin etrafında gez
Güvenliğin ortağına git
Sokaklarda yürü
Eski nehir limanına git
Şişman Tony'nin evine git
Git ve Pete Ferguson'un partisine eşlik edecek birisini bul
Git ve bilgi yarışması için bir aday ara
Streç film için fabrikaya git
"Izdırap Felsefesi" kitabı için kütüphaneye git
Bina yöneticisinden kamera satın al
Köpek gösterisine git
Stephen Dawking için sertifika al
6.Krushvice Sokağına git
Marwitz'in bahsettiği tüccarı ara
Nathan Kehler'in mağazasına git
Evde kal
Siz

Bunun hakkında konuşacak vaktim yok.

Gereken kodlar:

Seçimini değiştiremezsin

İnsanlar azgın bir deniz gibi ana meydanda dolanıyor ve uzakta bir yerde, akciğerlerinden hırıltılı ses çıkan birisi hoparlör aracılığı ile konuşuyor. Yanındaki konuşmacılar tarafından yer yer alkışlatılan bu konuşmacı, çevredeki kalabalığın dikkatini çekiyor. 'Borelilerin eli kanlı paralı askerlerine, katillerine, casuslarına, sabotajcılarına ve haşarelerine hiçbir zaman merhamet göstermeyin!' diyor. Onu dinleyen binlerce kişi, bu söylenenlere alkış tutarak bire bir tekrarlıyor.

Yanıtlar

"Önderimiz çok yaşa!" diye bağır

Etraftaki insanlarla birlikte, herkes susana kadar sen de Önderimize tezahürat etmeye devam ediyorsun. O kadar çok bağırıyorsun ki yoruluyorsun. Çevredeki bağırma sesleri de seni geçici olarak sağır ediyor. Bu yüzden yavaş yavaş eve doğru yürümeye başlıyorsun.

Yanıtlar

Son
Sessiz kal ve izle

Gözüne biri takılıyor. Gri paltolu bu garip adam bakışlarını kalabalığa çevirmiş bir şekilde kafasını sağa sola sallıyor.

Yanıtlar

Geri çekil

Paltolu garip adam giriş kapısına doğru baktıktan sonra hızlıca oraya doğru yürümeye başlıyor.

Yanıtlar

Peşinden git

Tam ona yaklaştığında ani bir hamle ile sana dönüyor ve sahip olduğu polis rozetini göstererek destek için mi burada bulunduğunu soruyor.

Yanıtlar

Yalan söyle ve destek için burada olduğunu belirt

Bu garip adam dedektif olduğunu söyleyerek kolunu hafifçe tutuyor. İleride tehlikeli bir suçlu olduğunu, bir süredir onu takip ettiğini, ancak tek başına onu yakalamanın zor olacağını söylüyor. Hafifçe kulağına yaklaşarak, kendisine bu konuda yardım edip edemeyeceğini soruyor. Eğer yardım etmez isek ortağı meydanın diğer tarafında kaldığı için suçlunun kaçabileceğini söylüyor.

Yanıtlar

Yardımı kabul et

Gri paltolu dedektif ile yaptığınız ortak plan sonrası, kalabalığın içinde yürüyen uzun boylu adama doğru sinsice yaklaşıyorsun ve ensesine sert bir darbe vurup onu yere düşürüyorsun. Dedektif ise elinde hazır beklettiği kelepçeyi hızlıca adamın bileklerine takıyor. Tam adamı ayağa kaldırırken, uzun boylu adamın paltosunun altında patlayıcı bir mekanizma görüyorsun. Biraz telaşlı bir şekilde bu teröristin paltosunu kapatarak kargaşa olmasını engelliyorsun. Derhal onu oradan çıkartıyorsunuz. Bu kargaşa sırasında diğer güvenlik görevlileri de olaya dahil olunca, dedektifin sana soru sormasına izin vermeden meydandan hızlıca ayrılıyorsun.

Yanıtlar

Son
Yalan söyle ve başka bir görevinin olduğunu belirt

Adam başını sallayarak alana geri dönüyor. Birkaç dakika sonra sağır edici bir patlama gerçekleşiyor! Bulunduğun geçit seni enkazdan koruyor. Meydana doğru baktığında ise ölene dek kabus görmene neden olacak bir manzara ile karşılaşıyorsun...

Yanıtlar

Son
Gerçeği söyle

Dürüstçe, buraya başka bir görev için geldiğini ve onunla uğraştığını söylüyorsun. O da kafasıyla seni onaylıyor.

Yanıtlar

Yardım teklif et

Gri paltolu adam bir süre düşündükten sonra ağzındaki baklayı çıkarıyor. İleride, tehlikeli bir suçlu olduğunu, ancak tek başına onu yakalamanın zor olacağını söylüyor. Kendisine bu konuda yardım edip edemeyeceğini soruyor. Eğer yardım etmezsek ortağı meydanın diğer tarafında kaldığı için suçlunun kaçabileceğini söylüyor.

Yanıtlar

Yardımı kabul et

Gri paltolu dedektif ile yaptığınız ortak plan sonrası, kalabalığın içinde yürüyen uzun boylu adama doğru sinsice yaklaşıyorsun ve ensesine sert bir darbe vurup onu yere düşürüyorsun. Dedektif ise elinde hazır beklettiği kelepçeyi hızlıca adamın bileklerine takıyor. Tam adamı ayağa kaldırırken, uzun boylu adamın paltosunun altında patlayıcı bir mekanizma görüyorsun. Biraz telaşlı bir şekilde bu teröristin paltosunu kapatarak kargaşa olmasını engelliyorsun. Derhal onu oradan çıkarıyorsunuz. Dedektif, yardımından dolayı sana teşekkür ediyor ve ismini not ettikten sonra seni selamlıyor. Daha sonra da suçluyu araca bindirerek oradan uzaklaşıyor.

Yanıtlar

Son
Reddet

Adam başını sallayarak alana geri dönüyor. Birkaç dakika sonra sağır edici bir patlama gerçekleşiyor! Bulunduğun geçit seni enkazdan koruyor. Meydana doğru baktığında ise ölene dek kabus görmene neden olacak bir manzara ile karşılaşıyorsun...

Yanıtlar

Son
Kibarca ayrılacağını belirt

Geçitten geçtikten sonra eve doğru yavaş yavaş yürümeye başlıyorsun. Birkaç sokağı geçtikten sonra terk ettiğin meydandan bir patlama sesi duyuyorsun. Bir an ürperiyorsun ve orada birkaç dakika daha kalsaydın neler olacağını düşünüyorsun.

Yanıtlar

Son
Olduğun yerde kal

Bu adamı görmezden gelerek farklı yöne doğru yürümeye ve etrafa bakınmaya başlıyorsun. Bir bara gitmeye karar veriyorsun. Bara doğru hareket ederken yakınlarda kulakları sağır eden bir patlama gerçekleşiyor.

Meydanın ortasında bulunan dev Önder Heykeli paramparça oluyor. Bu sırada bir parçanın üzerine doğru geldiğini görüyorsun, ama kaçamadan parça kafana çarpıyor. Yerde kanlar içinde yatarken son kez aklına şu soru geliyor: 'Beni öldüren bu parça, acaba Önder'in Bıyığı mıydı?'

Yanıtlar

Son
Eve git

Eve sağ salim dönüyorsun.

Yanıtlar

Son
Kalabalığa karışarak gözden uzaklaş

Bu bakışı tanıyorsun. Özel Birim avcı köpeklerinin avını gördüğünde attığı bakışın sonu kötü bitebiliyor. Sırf diğerleriyle birlikte tezahürat etmediğin için sorgulanmak istemiyorsun. Bu yüzden hızlıca kalabalığın içine karışarak doğruca kavşağa gidip meydanı terk ediyorsun. Eve doğru hareket ederken arkada çok büyük bir patlama gerçekleşiyor ve insanlar yardım çığlıkları atmaya başlıyor. Bundan dolayı duraklıyor ve o tarafa doğru bakıyorsun.

Yanıtlar

Meydana geri dön

Duman bulutlarının arasında kan havuzuna dönmüş bu meydanda yerde yatan yaşlı bir adam görüyorsun. Gözlerin, adamın cebindeki pahalı zincirli saate takılıyor. Bir an için gözlerin biraz sola kayıyor. Yaşlı adamın ellerini tutan küçük bir kız, 'Ne olur dedeme yardım et!' diyerek gözleri yaşlı bir şekilde sana bakıyor.

Yanıtlar

Yardım Et

Yaşlı adamın kolunu omzunun üzerinden atarak kaldırıyorsun ve en yakın ambulansa götürüyorsun. Sağlık görevlileri onu hızlıca araca yerleştirerek tedavisine başlıyorlar.

Yanıtlar

Son
Saati al

Zincirli altın saat, nasıl olduysa yaşlı adamın cebinden seninkine geçiyor. Hemen oradan ayrılıyor ve eve doğru yürüyorsun. Bu sırada karşınıza bir rehinci çıkıyor. Dua ediyor ve Alavatnik Oyun Fabrikası'ndan Mutlu Çapulcu'yu oynamak için güzel bir akşam olduğunu düşünüyorsun!

Yanıtlar

Son
Eve git

Meydanı terk ettikten sonra güvenli bir şekilde eve dönüyorsun.

Yanıtlar

Son
İzlemeye devam et

Bu adamı görmezden gelerek farklı yöne doğru yürümeye ve etrafa bakınmaya başlıyorsun. Bir bara gitmeye karar veriyorsun. Oraya doğru yürürken kulakları sağır eden bir patlama gerçekleşiyor. Meydanın ortasında bulunan dev Önder Heykeli patlıyor. Oradan kopan bir parça doğruca senin olduğun yere gelip kafana çarpıyor. Yerde kanlar içinde yatarken son kez aklına şu soru geliyor: 'Beni öldüren bu parça acaba Önder'in Bıyığı mıydı?'

Yanıtlar

Son
Yürümeye devam et

Meydanı terk ettikten sonra güvenli bir şekilde eve dönüyorsun.

Yanıtlar

Son

Evin çevresinde ilgi çekici bir şey yok. Eve dönüyorsun.

Arka fonda çocukların çığlık attığını duyuyor ve birinci kattaki dairelerin kirli camlarının ardında pişen yemeklerin kokusunu alıyorsun.

Giriş kapısının menteşeleri sökülmüş, duvarda ise "Önder kendi gö..." (Yazının son sözcüklerin üzeri boyanmış) yazıyor.

Birinci kat merdiveninde, önüne son moda deri bir kanepe çıkıyor.

Şişman, suratı kıpkırmızı bir adam kanepenin üzerine titriyor. Tek başına üst kata çıkarmaya çalışıyor. En sonunda senden yardım istiyor.

Yanıtlar

Kanepeyi çıkarmasına yardım et

Üfleyip püfleyerek kanepeyi beşinci kata çıkarıyorsunuz. Son dönemeçte sırtına çok büyük bir ağrı giriyor. Komşun pislik herifin teki olmadığından, yardımın için sana bir şişe kaliteli viski uzatıyor.

Kanepenin nereden geldiğini sor

Komşun, nasıl kazara mobilya kuponu bulduğunu ve dükkanda bu kanepeyi gördüğünü, yanında da yeterli para olduğu için hemen aldığını anlatıyor. Ancak, kaypak gözlerinden yalan söylediğini anlıyorsun.

Yanıtlar

Üzerine Git

Komşuna, hikayesine inanmadığını ve bu son moda deri kanepeyi bildireceğini söylüyorsun.

Komşunun yüzü sararıyor ve onu bildirmemen için yalvarmaya başlıyor. Hasta karısından ve "normal bir kanepe" alma isteğinden bahsediyor.

Sonra da kuponun asıl sahibi olan çalışana rüşvet verdiğini açıklıyor. En sonunda sessiz kalman için para teklif ediyor.

Yanıtlar

Parayı al

Anlamlı bir bakış atıp başını sallıyorsun. Komşun cebinde ne var ne yok çıkartıyor ve kanepeyi merdivenlerden çıkarmaya başlıyor.

Rüşveti reddet

Komşun derin bir nefes alıyor. Bir tek kamu faturalarını ödeyecek parası olduğunu söylüyor. Sonra da eve koşup elinde şişeyle dönüyor ve sana teşekkür ediyor. Kanepeyi çıkarma konusunda başka yardım istemiyor. Sen de merdivenleri çıkıyorsun.

Yanıtlar

Kanepeyi yöneticiye bildir

Yönetici seni dikkatle dinliyor ve konuyla ilgileneceğine söz veriyor. Böylesi asil bir tavır aldığınız için kamu faturalarına indirip yapacağını söylüyor. Şirin kanepe yöneticinin oluyor. O günden sonra komşunu bir daha görmüyorsun.

Eve git

Komşun, merakından hoşnut değil. Bunu saklamıyor da. Onu ikna etmeyi başaramıyorsun.

Soru sormayıp yardım et

Herkesin elinden geleni yapma hakkına sahip olduğuna karar veriyor ve kanepeyi adamın oturduğu kata çıkarmasına yardım ediyorsun. Son dönemeçte sırtına çok büyük bir ağrı giriyor ve daireye eğilerek giriyorsun. Komşun pislik herifin teki olmadığından başına gelen şey için sana bir şişe kaliteli viski uzatıyor.

Reddet

Komşunun yanından geçiyorsun. Kuşkulu bir şekilde mırıldansa da sana bir şey demiyor.

Reddet

Komşunun yanından geçiyorsun. Kuşkulu bir şekilde mırıldansa da sana bir şey demiyor.

Yanıtlar

Son

Pis sokaklar, kapılardaki gölgeli işaretler ve aşırı yoksulluk kokusu... Güvenliğin evi, şehrin dışında yer alıyor.

Sokaktan geçerken ev sahiplerinin evlerine baktığını, kapılarını onarmaya çalışmalarından anlıyorsun. Sen de çatlak ama onarılmaya çalışılmış meşeden bir kapının önüne gelince duruyorsun.

Yanıtlar

Kapıyı çal

Tişörtünü kaldırıp göbeğini kaşıyan kıllı bir adam sana kapıyı açıyor.

Tehlikeli bir görüntü sergilese de, arkadaş canlısı davranıyor ve sana mimikleriyle işaret ediyor.

Sana dik dik bakıyor.

Zayıflığınızı ve tek başına gelmeni göz önünde bulundurarak kapıyı sonuna kadar açıyor ve kafasıyla seni içeri davet ediyor.

Seni yukarıdan aşağıya doğru süzüyor ve neden kapısına geldiğini soruyor.

Kapıyı çalmadan içeri gir

Kapıyı ittirerek içeri girmeye niyetleniyorsun ama bir anda kapının ardından gelen sert darbe, kapıyı sana doğru itiyor.

Kapının kapanmaması için ayağını araya koyuyorsun ama ayağın kapıyla duvar arasına sıkışıyor ve çatlamış gibi bir acı hissediyorsun.

Kapının ardından erkek sesi geliyor, hayatta kalmak istiyorsan burayı terketmen gerektiğini söylüyor.

Yanıtlar

İzinsiz girmek istediğin için özür dile

Hatandan dolayı özür diliyorsun ve iş ziyareti için geldiğini, evin sahibini görmek istediğini söylüyorsun.

Tişörtünü kaldırıp göbeğini kaşıyan kocaman, kıllı bir adam kapıyı açıyor ve sana dik dik bakıyor.

Zayıflığınızı ve tek başına gelmeni göz önünde bulundurarak kapıyı sonuna kadar açıyor ve kafasıyla seni içeri davet ediyor.

Geriliyorsun ve iki kelimeyi bir araya getiremeyecek duruma geliyorsun.

Ayrıl ve daha sonra tekrar gel
Kapıyı çalmadan içeri gir

Eve tekrardan girmeyi ve içeriden gelen direnci aşmaya çalışıyorsun. Bu sefer kapı çok daha hızlı bir şekilde üzerine doğru geliyor ve yüzüne çarpıyor. Bu çarpmanın etkisiyle burnun kanıyor ve kan gömleğine bulaşıyor. Kapının arkadan kitlendiğini duyuyorsun.

Kapıyı çalmadan içeri gir

Kapı kilitleniyor.

İçerisinin nemli olduğunu ve her yerde alkol şişesi ve sigara izmaritlerinin olduğunu görüyorsun. Yoksulluğunun diz boyu olduğunu farkediyorsun.

Kısa kesilmiş saçlarıyla birkaç çocuk kafasının odanın diğer tarafından meraklı gözlerle size baktığı ama sonra hemen gizlendiğini gözlemliyorsun.

Yanıtlar

Ona neden burada olduğunu sor

Seni gönderen bekçiden bahsetmeye başlıyorsun ve bir anda adamın dişlerini birbirine sürtmeye başladığını görüyorsun. O piç kurusuna yardım etmeyeceğini ve kıçını yalaması gerektiğini söylüyor. Görünüşe göre bu konuyu konuşmak için pek havasında değil gibi duruyor.

Yanıtlar

Daha fazla bilgi iste

Adama, sana her şeyi anlatması için baskı yapmaya karar veriyorsun ve sonunda ikna ediyorsun.

Kafasını sallayarak güvenlik görevlisi olmadan önce yerel bir mafya için borç tahsildarı olarak çalıştığını, patronu öldürüldüğünde ise kart borçlarını ödeyebilmek ve içki alabilmek için önce güvenlik olmak için başvuruda bulunduğunu ve sonra da eşyalarını sattığını söylüyor. Ta ki yeni ortağı onun hakkında bilgi edinip, her şeyi anlatmakla tehdit edeceğini söyleyene kadar...

Bu yüzden her zaman yaptığı işe, fakir piçlerden borç tahsil etmeye geri dönmek zorunda kaldığını belirtiyor. Eski ortağı ona başka birini daha gönderirse, gelen kişinin buna pişman olacağını düşünüyorsun.

Bilgi için teşekkür et ve evi terk et

Sesinin titrediğini ve adamı daha fazla konuşturmak için kendine güvenmediğini fark ediyorsun.

Evi terk et

Görevin ortağı bulmaktı. Başarılı oluyorsun. Kibarca veda ediyorsun ve evden ayrılıyorsun.

Yanıtlar

Son

Eski nehir limanına varıyorsun.

Birkaç yıl önce çıkan yangında limanın büyük kısmı yok olmuştu. Geriye bir tek iskele, tuğladan yapılma birkaç depo ve demiryolunun arkasında bulunan birkaç yapı kalmış.

Rakovich'in bahsettiği bilimadamı burada bir yerde yaşıyor. Onu nasıl bulacaksın?

Yanıtlar

"Profesör, bana insülin lazım!" diye bağır

Hafif nehir havası, ağzından çıkan sözcükleri boşluğa sürüklüyor. Uzakta köpekler havlıyor.

Depolara gir

İlk bakışta depolar terk edilmiş gibi duruyor. Yaklaşınca yerde taze lastik izleri olduğunu fark ediyorsun. Bir tabelanın üstünde de "Girmeyin" yazıyor.

Yanıtlar

Çiti geç

Birkaç adım attıktan sonra üniformalı ve silahlı iki adam yanına geliyor. Kuralları çiğnemen askerlerin hoşuna gitmiyor.

Acınası çalışan kimliğin sayesinden hapse girmiyorsun ve para cezası ile kurtuluyorsun. En azından sana ateş etmiyorlar.

Geri dön

Tabela net bir şekilde görünüyor. Geri dönüyorsun.

İskeledeki mavnaya git

Mavnanın oradakı kıyıda yüzü kirli bir çocuk görüyorsun. Çocuk, dikkatsizce yerdeki çakılları tekmeliyor ve net bir şekilde birini bekliyor. Seni fark ettiği zaman gerilmeye başlıyor.

Yanıtlar

Çocukla konuş

Çocuğa sesleniyorsun. Seni duymamış gibi davranıyor.

Yanıtlar

İtibarını kullan

Çocuk isteksiz de olsa seninle konuşuyor. Yetim olduğunu ve şu anda yakındaki depodan kömür çalmakta olan dedesiyle yaşadığını öğreniyorsun. Bir çuval kömür ile soğuk olan kilerlerini bir ay boyunca ısıtabildiklerini söylüyor!

Her zamanki durum işte, herkes elinden geldiğini yaparak hayatta kalmaya çalışıyor.

Çocuğu konuşturamıyorsun.

Kendini polis olarak tanıt

Birden katılaşıyorsun. Polis olduğunu ve çocuğun sorularına yanıt vermek zorunda olduğunu belirtiyorsun.

Çocuk anında tepki veriyor ve kasıklarına tekmeyi geçirerek depoya doğru koşuyor. Sen ayağa kalkarken, "başımız belada!" diye bağırıyor.

Geri dön
Mavnayı incele

Mavna, eski ve paslı bir çamaşır teknesine benziyor. Evsizlerin buraya yerleştikleri görülüyor. Kulübelerden birinde bir koltuk ve bir sürü eski şey buluyorsun.

Yanıtlar

Eşyaları incele

Burada değerli tek şeyin, mavna sakinlerinin hurda olarak sattıkları bir dizi kablo olduğunu fark ediyorsun.

Yanıtlar

Kabloları al

Haklı olarak neden eski kabloları atayım ki, diyorsun. İşine yarayabilirler.

Alacabileceğin başka bir şey görmüyorsun.

Yanıtlar

Geri dön
Geri dön
Geri dön
Demiryolunu takip et

Raylar limanın içine doğru uzayıp gidiyor. İkiyi bölündüklerinde bir taraf kara bir tünele, diğeri ise önceden vagonların doldurulduğu terkedilmiş nakliye barakasına varıyor.

Yanıtlar

Tünele gir

Tünelin girişi ağır bir kapıyla kapatılmış. Birileri, bakır hurda geri dönüşüm merkezlerine iyi bir meblağ karşılığında satıldığında kontrol panelindeki kabloları sökmüş.

Yanıtlar

Kapıyı ellerinle açmaya çalış

Kapıyı ellerinle açmaya çalışıyorsun. Tek yaptığın birkaç tırnağını kırmak oluyor.

Kabloları birleştir

Her bir kablonun belli bir yuvaya yerleştirilmesini sağlayan "mükemmel" tasarım sayesinde kontrol paneli çalışmaya başlıyor.

Işıklar yanıyor, kapı açılıyor ve tünelin karanlık kısmı ışıkla buluşuyor.

Yanıtlar

Tünele gir
Geri dön
Nakliye barakasına gir

Terk edilmiş olsa da, bu eski bina kötü bir durumda değil. Camları kırılmamış, duvardaki yazılar okunamayacak halde. Üstelik, kapısı da sağlam bir kilit ile kilitlenmiş.

Yanıtlar

Kilidi kırmaya çalış

Kilit kırarak açmayı öğrenmenin doğru bir düşünce olduğunu görüyorsun. Böylelikle kapıyı zorlanmadan açıyorsun.

İçeride, içinde dolaplar, masalar, kitaplar ve büyük bir kasa bulunan ofis yer alıyor.

Yanıtlar

Ofise göz at

Birden bire barakanın diğer tarafından sesler geliyor. Kasanın sahipleri ya da hırsızlar olabilir. Kapıya doğru geri çekilip eline bir kitap alıyorsun.

Yağmaya başlayan yağmur ayak seslerini gizliyor ve fark edilmeden kaçmanı sağlıyor. Bilimadamının laboratuvarı kesinlikle baraka olmadığından geri dönmenin anlamı kalmıyor.

Geri dön

Riske girmeyip bölgeden ayrılmaya karar veriyorsun. Bilimadamının laboratuvarı kesinlikle baraka olmadığından geri dönmenin anlamı kalmıyor.

Daha önce mandallı barel kilidiyle uğraşmak zorunda kalmadın için açmayı bilmiyorsun. Başladığın noktaya dönüyorsun.

Geri dön
Geri dön
Aramayı bırak

Bulunmak istemeyen birini limanda aramak umutsuz bir çaba haline dönüyor. Ne yapacağını düşünüp daha sonra yeniden gelmek gerekiyor.

Tünelin öte kısmında çöküntü yaşanmış olsa da yan tarafta kalan hizmet odasından ışık geliyor. İçeride saçları dağınık yaşlı bir adam olduğunu görüyorsun. Seni beklemediğini ama aynı zamanda korktuğunu da belli etmemeye çalışıyor.

Yaşlı adam adını mırıldanıyor ve şikayet ediyor. Kısa bir diyaloğun ardından adamın bakanlık ve üniversitelerden uzaktan deneylerini sürdüren bir kimyacı, yani aradığın kişi olduğunu anlıyorsun.

Yanıtlar

Neden saklandığını sor

Yaşlı adam, barış yanlılarının ülküleri için gereken tüm fedakarlıkları yapması gerektiğini söylüyor. İcatlarının ordu tarafından kullanıldığını öğrendikten sonra skandal bir şekilde Bilim Bakanlığı'ndan ayrıldığını ve karısının, evinin çatı katındaki laboratuvarını polise bildirdikten sonra saklanmak zorunda kaldığını belirtiyor.

İnsülini sor

Diyabet hastalığı olan ve insülinsiz ölecek olan çocuklardan bahsediyor ve yaşlı adama, elinde kalan ilaçlar için ne kadar para istediğini soruyorsun.

Tereddüt etmeyen yaşlı adam depoda sakladığı ilaçları vermeyi kabul ediyor. Buna benzer en az bir düzine depo olduğunu ve çocukların bir süreliğine de olsa ilaca erişebileceğini söylüyor.

Rakovich'e, isteğini yerine getirdiğini ve anlaşma sağladığını, üstelik tek bir kuruş ödemesi bile gerekmediğini söyleyebilirsin.

Yanıtlar

Son

Halkın Gazabı Meydanı'ndan bir sokağa dönerken evsiz bir adamı döven bir grup çocukla karşılaşıyorsun. Yağmurluk giymiş bir adam ise yanlarında duruyor ve elindeki deftere bir şeyler yazıyor.

Yaklaşarak ne olduğunu sormaya karar veriyorsun. Yağmurluk giymiş adam elindeki defteri kapatarak sana dönüyor ve çocukların Genç Yurtsever Güvenlikler kampından bir grup çocuk olduğunu söylüyor.

Bu çocukların temel askeri ve yurttaşlık eğitiminden geçtiğini ve bu şehirdeki ilk bulunuşları olduğunu söylüyor. Danışman, onların davranışlarının hoşnutsuz ve çok pasif olduğunu düşünüyor.

Kendilerine teslim edilen her çocuk için ikramiye verildiğini de ekliyor. Kampta bu çocukları örnek birer vatandaş yapmak için uğraştıklarını belirtiyor ve çocukları izlemeye devam ediyor. Evsiz adam ise bir süre hareket etmeden yerde yatıyor.

Arkanı dönüp evine gidiyorsun.

Yanıtlar

Son

Rose Everdeen'in verdiği görevi hatırlatıp, bilgi yarışmasına katılacak aday bulmak üzere sokakta yürümeye karar veriyorsun.

Hava karardıkça caddedeki insanlar azalmaya başlıyor. Kaldırımda yürüyen bir sürü insan bulunuyor. Kimle konuşacağına karar veriyorsun.

Yanıtlar

Devriye gezen polis

Bir komiser ve birkaç devriye polisi, yanlarındaki profesöre durağa kadar eşlik ediyor. Ders anlatan profesör, Bilim Bakanlığı'nın yönergesine uymayıp Pi sayısının ondalık basamağından sonra iki basamağı daha olabileceğini iddia etmiş.

Durumu komisere anlatıyorsun. Keyfi yerindeymiş gibi görünüyor. Profesöre, bilgi yarışmasına katılarak kefaretini ödeme fırsatını sunuyor.

Profesör anında kabul ediyor ve kendisini, yanındaki polislerden kurtarman umuduyla gözlerinin içine bakıyor.

Yanıtlar

Profesörü almayı kabul et

Profesörü yanına alıyorsun. Devriye uzaklaşırken, profesör içten bir şekilde onu özgür bıraktığın için teşekkür ediyor. Kanunen mimlenmesi durumunda üniversiteden kovulabileceğini biliyor. Minnetinin bir göstergesi olarak tutuklandığında yanında olan kitabı uzatıyor ve ertesi gün belirlenen saatte orada olacağına söz veriyor.

Profesörü almayı reddet

Yasalara bir kez karşı geldiğini ve kendisinin polise yalan söylüyor olabileceğini ve sözünü tutmayabileceğini, dolayısıyla güvenilmez olduğunu belirterek profesörü reddediyorsun.

Komiser dediklerine katılıyor ve biraz düşündükten sonra devriyedekilerden birinden sınava nereden kaydolunduğunu öğrenmesini istiyor. Birimi fazladan yurttaşlık puanına ihtiyaç duyabilir.

Kundura boyacısı

Ayakkabı cilalamakla uğraşan ayakkabıcı, yurttaş bir eylem yapabilecek kadar uzman gözükmüyor ama para karşılığında yapabilir.

Seni dinledikten sonra bir miktar ücret talep ediyor.

Yanıtlar

Öde

Parayı veriyorsun ve yarışmaya katılmak için nereye gitmesi gerektiğini açıklıyorsun.

Ödeme yapma

Ayakkabıcı işine geri dönüyor ve sende sokağa bakmak için geri dönüyorsun.

Kavşaktaki aktivist

Önderin eylemlerini ve zekasını övmekle meşgul olan aktivist, seni hemen farketmiyor.

Ona, neye ihtiyacın olduğunu söylüyorsun ve aktivist, neredeyse sevinç içinde zıplamaya başlıyor!

Bilgi yarışmasında yer almak herkesin çocukluk hayalidir - genç yaşlardan itibaren bunun için eğitim görüyorlar. Geçenlerde birisi takımda yer almak için uğraştı ama kimse katılımı satmayı kabul etmedi.

Yanıtlar

Katılımı şu fiyata sat:

Ona rüyasının gerçekleşebileceğini söylüyorsun ama bedavaya değil elbette. Neşeli aktivist, sana parayı hemen veriyor ve yarışmaya nereden katılabileceğini soruyor. Neredeyse sevinçten bayılmak üzere.

Ücretsiz katılım öner

Aktivist, yarışmaya katılabileceği yeri öğrendiğinde neredeyse ağlamaklı oluyor. Onun neşesi bulaşıcı bir şekilde sana da bulaşıyor ve yüzünde gülümseme oluşuyor.

Eve git

Anthony Solerno'nun evinin bulunduğu Önder Sokağı şehrin öte tarafında, yeşil bölgedeydi. Yalnızca önemli devlet memurlarının ve ordu komutanlarının orada yaşadığını düşünürsek, eski mafyanın bir şeyler çevirdiği çok açık.

Yanıtlar

Metroyu kullan

Şansa metroda boş koltuk olduğundan rahatça gidiyor ve yolda kestiriyorsun.

Yeterli zamanın yok.

Taksi çağır

Anthony'nin evine olan uzaklığı hesapladıktan sonra taksi çağırmaya karar veriyorsun. Taksi şöförü seni şehrin sokaklarına dalarken sen de sessizlik içinde yolculuğunu gerçekleştiriyorsun.

Birkaç sokak sonra aracın Önder Sokağı'na değil, tam tersi yöne doğru gittiğini fark ediyorsun.

Yanıtlar

Şöföre yolu kaybettiğini söyle

Tüm saygın ve nezaketinle şöföre Önder Sokağı'nın şehrin diğer tarafında olduğunu söylüyorsun.

Yanıt olarak şöför frene basıyor, sana dönüyor ve hangi aptalın ona, Alejandro Perez'e nasıl taksi süreceğini öğretebileceğini soruyor. Tek kelime daha edersen seni taksiden atmakla tehdit ediyor.

Yanıtlar

Haklı olduğun konusunda ısrar et

Alejandro Perez'in şaka yapmadığı ortaya çıkıyor. Seni zorla arabadan atıyor ve birkaç kez kafana vurduktan sonra bilmediğin bir yerde bırakıp gidiyor.

Önder Sokağı'na peş parasız, iki mor gözle gitmen durumunda kesinlikle göz altına alınacaksın. Bugünlük sona eren gezintinin ardından evin yolunu tutuyorsun.

Özür dile

Birkaç banknot ve özürle, taksi şöförünü sakinleştiriyorsun. Yolculuk devam ederken, kestirme bildiğini ve verdiğin bahşişi hak ettiğini görüyorsun.

Yanında yeterli miktarda para olmadığından taksici seni arabadan atıyor.

Sessizce seyahat et

Şöförün deneyimine güvenerek seyahat ediyor ve camdan bilmediğin manzaraları izliyorsun. Bir dizi ara sokağın ardından, on kilometrelik yolu kestirmeden giderek, doğrudan Anthony'nin evine ulaşıyorsun.

Yeterli zamanın yok.

Yeterince paran yok.

Eve dön

Şişman Tony'nin yaşadığı ev çok daha iyi günler görmüş geçirmiş. Bir zamanlar klasik zamanları andıran güzel bir konakken boş pencereler ve yanmış duvarlarıyla doğrudan yüzüne bakıyor.

Kısa süre önce çıkan yangından ötürü polisler hala evin önünde bekliyor ve izleyicileri binaya sokmuyor.

Yanıtlar

Sokaktaki birine ne olduğunu sor

Komşular, üstlerini bile değiştirmeden evlerinden çıkıp olana bitene bakmaya gelmiş. Gösterişli giyinen bir polis seni tepeden tırnağa arıyor ve arkasını dönüp konuşmayı reddediyor.

Polise ne olduğunu sor

Elinden geldiğince kibarca ve ani hareketler yapmadan en yakın polis memuruna ne olduğunu soruyorsun. Şansına karşında sıradan bir yurttaş yüzüne sahip kocaman bir adam buluyorsun. Yangının sebebinin bilinmediğini ve kazada bir kadın ile çocuğun öldüğünü belirtiyor.

Yanıtlar

Suç mahalini incelemek istediğini belirt

Koca adamdan seni içeri almasını istiyorsun. Ücreti karşılığında isteğini kabul edeceğini söylüyor.

Yanıtlar

Para teklif et

Çıkardığın banknot birden bire polis memurunun avcunun içine konuyor ve senin için kordon şeritini kaldırıyor.

Rüşvet verecek paran bulunmuyor. Şişman Tony, bu üzücü gelişmeyi ayrıntılar olmadan öğrenmek zorunda kalacak.

Eve dön

Yeterince bilgi ediniyorsun. Anthony Solerno'nun evi yanmış, ailesi ise ölmüş. Neyseki insanlar bugünlerde aracıları vurmuyor. Eski mafyanın ise bunu duyduğunda ne yapacağını bilmiyorsun.

Bir zamanlar lüks sayılan ev şu anda sefil bir durumda. Her yerde yanmış mobilyalar, isle kaplanmış resimler, ıslanmış kitaplar ve kül bulunuyor.

Yanıtlar

Salonu incele

Dağınıklığın arasında yarısı yanmış bir resmin arkasında parlayan metal bir şey olduğunu fark ediyosun. Resmi kaldırdığın zaman bunun duvara gizlenmiş bir kasa olduğunu görüyorsun.

Yanıtlar

Kasayı aç

Şans diye bir şey yoktur. Kilit açmayı biliyorsan, bir gün elbet işine yarar. Kasanın içinde birkaç evrak kalıntısı ve bir yığın ucu yanmış banknot buluyorsun. El sürülmemişler, bu da şanslı olduğunu gösteriyor.

Daha önce mandallı barel kilidiyle uğraşmak zorunda kalmadığın için açmayı bilmiyorsun.

Kasadan uzaklaş

Polisin kasayı görmemiş olması ve içinde değerli bir şey bırakmış olması çok da mümkün gelmiyor.

Yatak odasını incele

Lüks görünen sayvanlı yatak neredeyse odanın tamamını kaplıyor. Odada başka pek bir mobilya da bulunmuyor.

Yanıtlar

Yatağı incele

İlginç bir şey bulamıyorsun.

Komodini incele

İlginç bir şey bulamıyorsun.

Makyaj masasını incele

Hiçbir şey bulamıyorsun.

Alt çekmecede altın bir yüzük buluyorsun.

Geri dön
Çocuk odasını incele

İlginç bir şey bulamıyorsun.

Evden ayrıl

Yanıtlar

Son

Kısa bir süreliğine yürüyüşe çıkıyorsun ve kendini fahişeler mahallesinde buluyorsun.

Sokaklardan birindeki dar kaldırımda, yurttaşlara uymayan bir mini etek giyen makyajlı bir kız önünü kesiyor. Yakınlardaki odasında birlikte zaman geçirme teklifinde bulunuyor.

Yanıtlar

Kabul et

Yanında yeterli miktarda para bulunmuyor.

Nakit karşılığında kızın odasında yarım saat kadar süren bir macera yaşıyorsun. Kıza adını sormuyorsun.

Odadan çıkarken gösterişli bir takım giyen bir adam sana kartını uzatıyor.

Yanıtlar

Kartı al

Adam sana gülümseyerek istediğin zaman arayabileceğini söylüyor.

Vücudunun her yanı ağrırken eve dönüyorsun.

Görmezden gel

Adamı görmezden gelip çıkıyorsun. Yattığın kız camı açıp cüzdanını unuttuğunu söylüyor ve dosdoğru eline fırlatıyor.

Elbette para miktarında azalma olduğunu, ama eksilenlerin yerine üzerinde numara yazan ve çıplak kadın görseli bulunan bir kart yerleştirildiğini görüyorsun.

Günah çukuruna tekrar girmek istemediğinden eve dönüyorsun.

Cüzdana eklenen paranın yanı sıra, içinde, üzerinde numara yazan ve çıplak kadın görseli bulunan bir kart buluyorsun.

Vücudunun her yanı ağrırken eve dönüyorsun.

Yattığın kız, son paranı onunla harcadığını fark ediyor ve cüzdanına kartıyla birlikte ellilik koyuyor.

Şansın insanı nerede bulabileceğine şaşıyorsun. Vücudunun her yanı ağrırken eve dönüyorsun.

Reddet

Kızın yanında bir pezevenk beliriyor. Kızı neden reddettiğini öğrenmek istiyor.

Yanıtlar

Böyle bir hizmet almak istemediğini belirt

Adam, ceketinin cebine kartını koyuyor ve hizmet almak istediğinde aramanı söylüyor.

Bu olay ve pezevengin çirkin gülümsemesi düşüncelerini değiştiriyor. Eve dönüyorsun.

Kızı beğenmediğini belirt

Adam, ceketinin cebine kartını koyuyor. Elinde seni tanıştırabileceği pek çok kız olduğunu ve istediğin zaman kendisini arayabileceğini söylüyor.

Bu olay düşüncelerini değiştiriyor. Eve dönüyorsun.

Genel olarak kızlardan hoşlanmadığını belirt

Yüzünde utanma belirtisi olmadan, pezevenk ceketinin iç kısmındaki göğüs cebine kartını koyuyor ve elinde yalnızca kızlar olmadığını, "özel durumlarda" kullandığı oğlanlar ve cansız nesneler de olduğunu belirtiyor.

Tam olarak neyi kast ettiğini öğrenmek istemiyorsun. Derhal oradan ayrılıyorsun.

İktidarsız olduğunu belirt

Konuya son noktayı koymak üzere söylediğin bu sözler bile pezevengi yıldırmıyor. Kartını ellerinin arasına yerleştiriyor ve elinde Önderin kendisinin bile ilgisini çekecek, alanında uzman kimseler bulduğunu belirtiyor.

Bu olay düşüncelerini değiştiriyor. Eve dönüyorsun.

Yanıtlar

Son

Nathan Kehler seni gördüğüne memnun olmuş bir şekilde neden kendisine uğradığını soruyor.

Yanıtlar

Tesisi kapatabilmek için paralı asker almaktan bahset

Nathan'a varoş bölgenin hikayesini anlatıyorsun ve işçilerin çıkarlarını korumak için hazırlıklı olan insanların durumunu soruyorsun.

Nathan bu konuya sempati duyuyor ama başkalarının iyiliği için kendi iyiliğini feda etmeye hazır değil. Bazı insanları tanıyor ama bu bilgi paraya mal oluyor.

Yanıtlar

Öde

Nathan da şunu diyor: "Ne kadar güzel sayılar böyle! Bana resmen başka bir sayıyı hatırlattılar: 14-061-789. Ara ve sesini duyur."

Yeteri kadar paran yok.

Geri
Bakanlık tahvillerini sat

Nathan tahvilleri şu fiyata satın alacak:

Yanıtlar

Sat

Nathan tahvilleri satır alır.

Satma

Nathan, fikrini değiştirdiğin için mutlu değil.

Sahte geçiş kartı satın al

Nathan sana geçiş kartını veriyor.

Yeteri kadar paran yok.

Bellek birimi satın al

Nathan sana bellek birimi verdi.

Yeteri kadar paran yok.

Peruk satın al

Nathan sana peruk verdi. Sinsice gülümsedi ve şapkasını düzeltti.

Yeteri kadar paran yok.

Bir şişe viski al

Nathan sana bir şişe veriyor. Bu viskiyi, soda ile karıştırmamanı da tavsiye ediyor.

Yeteri kadar paran yok.

Sabun teslimatını ayarla

Uyumsuzlar evindeki çocukların zor durumunu anlatıyorsun. Nathan'da başını sempatik bir şekilde sallıyor. Zavallı kirli çocuklara şu kadar yardımda bulunmaya hazır:

Yanıtlar

Kabul et

Nathan sana söz veriyor (o güvenilir birisi) ve Uyumsuzlar Evine sabun paketlerini göndereceğini söylüyor.

Yeteri kadar paran yok.

Geri
Eve git

Yanıtlar

TİCARET YAP
Eve git

DeSalvo'nun sana verdiği adresi kullanarak, bir zamanlar daha iyi günler gördüğünü düşündüğün bu fabrikayı buluyorsun. Her yerin ıssız, harabe ve kir içinde olduğu bir yere varıyorsun. Sağında bir depo, solunda da bir üretim binası bulunuyor. Biraz ileride ise fabrika yönetimin binasını görüyorsun.

Yanıtlar

Yönetim binasına gir

Ofisi araştırıyorsun ve fabrikadaki müdürlerden birisini buluyorsun.

DeSalvo'dan bahsettiğin anda üzerini çekip düzenliyor ve sersemlemiş bir şekilde paçaları tutuşuyor.

Yanıtlar

İtibarını kullan

Yönetici bakışlarını düzeltiyor ve fabrikanın uzun süredir zorluklar yaşadığını söylüyor; ekipmanların götürüldüğünden ve işçilerin de bazı malzemeleri çalarak ayrıldığından bahsediyor.

Sana ancak depodaki paketi almanı sağlayacak bir kağıt doldurarak yardım edebileceğini söylüyor. Belki stokta bir şeyler kalmış olabilir.

Sana dikkatle baktığı sırada müdürün yüzü sararıyor. Terliyor ve bir anda yere yığılıyor.

Ambulans çağırıp kendisiyle ilgileniyorsun. Bugün paketi alamayacağın kesinleşiyor.

Rüşvet ver

Kendine gelen müdür hızla parayı çekmeceye koyuyor ve depodan malları almanı sağlayacak kağıdı dolduruyor.

Müdürün gözleri açgözlülükle yanıp tutuşuyor. Verdiğin paranın yeterli olmadığını belirtiyor.

Müdüre bağır

Müdüre bağırıyorsun. Açık bir şekilde ailesinden ve cinsel eğilimlerinden söz ediyorsun.

Sen konuşurken tekrar sararan müdür, elleri titrer bir vaziyette, depodan paketi almanı sağlayacak kağıdı sana uzatıyor.

Depoya git

Göbeğini kaşıyan depo müdürü uzaktan kendini belli ediyor.

Öncelikle mal alabileceğine dair kağıt getirmediğin sürece sana hiçbir şey veremeyeceğini, kağıt getirsen bile alabileceğin hiçbir şey olmadığını söylüyor.

Üretim binasına git

Kapı kilitli.

Fabrikadan ayrıl ve eve dön.

İçeri girdiğinde depo müdürünün kutuların üzerinde kestirdiğini fark ediyorsun. Gözlerini açar açmaz mal almak için izin kağıdı getirmen gerektiğini belirtiyor.

Yanıtlar

Elinde verecek bir şeyi yoksa neden kağıt istediğini sor

Kağıt olmadan sana mal vermeyi reddedemeyeceğini söylüyor. İşler bu şekilde yürüyormuş.

İzin kağıdını göster

Depo müdürü kağıdı toplu iğne ile tutturuyor ve önündeki deftere numarasını yazıyor. Sonra ise sana dönüp "Paket falan yok!" diyor.

Yanıtlar

Şikayet edeceğini belirt

Adam o kadar çok gülüyor ki kirli mendiliyle gözyaşlarını silmesi biraz zaman alıyor.

Kendine geldiğinde, genel müdürün uzun zaman önce kaçtığını ve yönetim binasında duran işçinin, denetim sırasında kimse bir şeyden şüphelenmesin diye orada bulunduğunu açıklıyor.

Paketi nereden alacağını sor

Müdür gözlerini deviriyor ve elinde seradan almış olduğu iki tane mal bulunduğunu söylüyor.

İkinci malı, değerli bir müşteriye satabileceğini belirtiyor.

Yanıtlar

Satın al
Fabrikadan ayrıl ve eve dön.
Depodan ayrıl

Müdür, kimse sizi rahatsız etmesin diye kapıyı sıkıca kapatıyor. Deponun karanlığında kaybolmadan beklemeni söylüyor.

Birkaç dakika sonra, sarılmış bir paketle dönüyor ve doğrudan caddeye çıkan gizli bir kapıdan seni uğurluyor.

Depoda neden bir şey kalmadığını anlıyorsun. Ancak, sana lazım olanı aldığın için umursamıyorsun.

Sana küçümseyici bir bakış atan depo müdürü yere tükürüyor, arkasını dönüyor ve uzaklaşıyor.

Dediklerinden hoşlanmadığını ve görüşmenin sona erdiğini belirtiyor. Farklı bir miktar para ile gelmen durumunda daha uzlaşmacı olabileceğini gösteriyor.

Yanıtlar

Eve git

Şehir kütüphanesi, büyük genişliği ve sonsuz boşluğu ile seni karşılıyor. Masanın arkasında gri elbise giymiş, güzel bir kütüphaneci oturuyor. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın çekici görünüşü ön planda kalıyor. Kız esniyor.

Yanıtlar

Kütüphaneciye eski kitabı sor

Kütüphaneci, dediklerini dinledikten sonra derin bir nefes alıyor ve delici bir bakış atarak önündeki belgelere göz gezdiriyor.

Birkaç dakika sonra "Izdırap Felsefesi" adlı kitabın halka kapalı kısımda olduğunu ve kitabı almak için izne ihtiyacın olduğunu söylüyor.

Kitabı katalogdan bul

Katalogda "Izdırap Felsefesi" adlı kitabın yerini buluyorsun. Almaya gittiğinde ise yerinde "Kıyma. Etsiz Yemek Yapmanın 100 Yolu" adlı kitabı görüyorsun. Aradığın kitabı hiçbir yerde bulamıyorsun.

Yanıtlar

Erişim izni iste

Yalnızca kitapla ilgilendiğini fark eden kız, "İzinleri veren birim 3 yıl önce kapatıldı. Size yardımcı olamam. Lütfen masadan uzaklaşın, yapacak çok işim var." diyor.

Belki de sadece kötü bir gün geçiriyordur ama yine de ondan bugün için hiçbir şey alamayacağın söylenebilir.

İltifat et

Tüm cazibeni kullanarak kızdan anlayışlı olmasını ve kitap konusunda sana yardım etmesini istiyorsun.

Yüzü kızaran kız izin olayının tamamen formalite olduğunu, fakat gizli arşivdeki tüm kitapların taşınıp başka bir odaya yerleştirildiğini fısıldıyor. Ayrıyeten, o odada bacağını kırmazsan şanslı olacağını da ekliyor.

Yanıtlar

Sen masada beklerken kitabı aramasını öner

Kız homurdanıyor ve yapacak bir sürü işi olduğunu, başkalarının da kendisine danışacağını söylüyor. Kütüphanede senden başka kimse olmasa da, yüzündeki o dargın bakıştan sana yardım etmeyeceğini anlıyorsun.

Kitabı bulmasına yardım etmeyi teklif et

Kız seviniyor ve kütüphanenin derinliklerine giderken sana eşlik ediyor. İçinde kanepe olan küçük bir odaya giriyorsunuz. Üst üste dizilen kitapların neredeyse tavana ulaştığını görüyorsun.

Kitabı çabucak bulsanız da, kızla arandaki elektriklenme yüzünden bir süre odadan çıkmıyorsunuz.

Okuma odasına geri döndüğünüzde, kütüphaneci kız saçlarını düzeltiyor ve gülerek aldığın kitabın yanına "Antenlerin Dünyası. Boyutlar Önemsizdir" kitabını da ekliyor.

Kızın adını hatırlamıyorsun ama DeSalvo'nun verdiği işi yerine getirdiğini bilerek rahatlıkla eve dönüyorsun.

Ne yazık ki aramaya yetecek zamanın bulunmuyor.

Rüşvet ver

Nakit parayı görünce, kız izin gerektiğini unutuyor. Kısa bir süre sonra sana doğru kitabı getiriyor. Senden hoşlandığını da belli ediyor.

Önemsiz birkaç şeyden bahsettikten sonra bir daha dönmemek üzere kütüphaneden ayrılıyorsun. Bu günlerde kütüphaneye giden mi kaldı hem?

Dargınlığını belli eden sesiyle, kız sana kütüphanecilerin aşkla çalıştığını söylüyor. Daha çok kitap aşkı olduğunu belirtiyor. Parayı değil, bu düşünceyi sevdikleri için çalışıyorlarmış.

İtibarını kullan

Kitabı almaya hakkın olduğunu belirtip kızı ikna ediyorsun. Tereddüt eden kız sonunda düşüncelerine katılıyor ve kitabı getiriyor. Resmi tonundan hoşlanmasa da kızı umursamıyorsun.

Kız, burnu havada bir şekilde, karşısında Yüce Önderimizin olsa bile erişim iznine sahip olmadığı taktirde kuralları çiğnemeyeceğini belirtiyor.

Eve dön

Yanıtlar

Eve dön

Genellikle yöneticiyi bulmak kolay olsa da, bugün, apartmanın her yanına baktığın ve hatta komşulara bile sorduğun halde yöneticiyi hiçbir yerde bulamıyorsun.

Kiracıların bir kısmı yöneticinin bakanlığa gittiğini hatırlatıyor. Her ünvanın bir evrak işinin olduğunu belirtiyorlar.

Bir süre sonra yönetici geliyor ve onunla tanışıyorsun. Sesinin kaygılı olduğunu fark ediyorsun.

Yanıtlar

Kameraları sor

Yöneticiye kamera satın almak istediğini söylüyorsun. Yönetici, bu soru karşısında şaşırmıyor ve sana fiyatını söylüyor.

Yanıtlar

Kamera al

Bir kamera alıyorsun. Yönetici ise alma nedenini umursamıyor.

Yeteri kadar paran yok.

Üzerine düşün ve sonra gel

Kamera alma konusunu yeniden düşünmeye ve daha sonra uğramaya karar veriyorsun.

Yanıtlar

Son

Binanın eski yöneticisi Carl Stein hakkında konuşmak üzere Krushvice Caddesi 6 Numara'ya varıyorsun.

Eskilerden pek kiracı kalmamış. Hepsi konuşma için tek bir daireye toplanıyor.

Carl'ın eşinin adının Anna, oğlunun adının Patrick ve kızının adının Martha olduğunu öğreniyorsun. Binadaki herkes özellikle Martha'yı çok severmiş.

Yanıtlar

Yaşlı adamla konuş

Saygıdeğer arşivci Mark Ranek ile görüşüyorsun. Carl Stein ve ailesini net bir şekilde hatırlıyor.

Yanıtlar

Anna hakkında konuş

Yaşlı adam bir tek "İyi bir eşti..." diyebiliyor.

Patrick hakkında konuş

Patrick'in biraz aylak bir çocuk olduğunu ama ders çalışmayı sevdiğini söylüyor. Zamanında Carl oğlu için kitap istemiş ama Ranek kitapları bulamamış. Hiçbir işe yaramadığı söylenen Schimmer bulmuş. Sonrasında Carl, haklı bir şekilde Schimmer'i ihbar etmiş.

Martha hakkında konuş

İyi bir kız olduğunu, fakat iyi bakılmadığını söylüyor. Bir keresinde bebeği Naira'yı kaybetmiş. Herkese bebeğini sormuş. Üç kez kapıyı çalmış ve Mark'ın öğle uykusunu bölmüş.

Yaşlı kadınla konuş

Sevimli bir hanımefendi olan Rosa Ranek ile görüşüyorsun. Mutlu Uyku'dan nasıl kaçındığı belirsiz duruyor.

Yanıtlar

Anna hakkında konuş

Anna'nın çocuklarını çok sevdiğini ve onlar için her şeyi yapabileceğini belirtiyor. Patrick'in okul için parayı ihtiyacı olduğunda eşyalarını satmaya çalışmış. Carl'ın parayı bulabileceğini umsa da para çıkışmayınca Patrick okuldan atılmış.

Patrick hakkında konuş

Rosa, bir keresinde Patrick'i çamaşır odasında ağlarken bulmuş. Kız arkadaşı Andrea Gorchik ve ailesinin sınırda infaz edildiğini öğrenmiş.

Martha hakkında konuş

Rosa, Martha'nın şekerlere bayılan tatlı bir kız olduğunu söylüyor. Bir keresinde herkese abisinden şeker alabilmek için Mark'ın gözlüklerini aldığını anlatmış. Mark polisi aramak istemiş!

Kibar beyle konuş

Bu ünlü cerrah Aloysius Shpak. Söylediğine göre Carl, ona hayatıyla ilgili konularda yardım etmiş. Bir süre başka bir binada yaşamış ancak geri dönmüş.

Yanıtlar

Anna hakkında konuş

Söylediğine göre Anna harika bir kadınmış ancak sinirleri çabucak bozuluyormuş. Carl götürüldükten bir ay sonra ölmüş. Çocukları ise o zamana kadar çoktan ölmüş.

Evden tahliye etmek için geldiklerinde, kadın büyük patron Bruno Hempf'i midesinden vurmuş. Kadına da 11 el ateş etmişler.

Patrick hakkında konuş

Aloysius, madenlerde göçüklerle ilgili bir şey okuduğunu hatırlıyor. Patrick Stein dahil kırktan fazla insan ölmüş. Onun işte ilk ayı imiş.

Martha hakkında konuş

Aloysius gözünde yaşlarla Carl'ın kızının Liebespirit adında pahalı bir yabancı ilaca ihtiyacı olduğunu anlatıyor. Yardım edememiş. Kimsenin edemediği gibi.

Martha ölmüş. Sürekli içinde küçük bir güneş olduğunu söylermiş. O güneş sonunda onu yakmış. Aloysius daha fazla dayanamayıp ağlamaya başlar.

Duyulacak bütün hikayeleri duydun. Stein ailesinin kaderi tüm bu insanlarda birer etki yarattı. Eve gitme vakti geldi.

Yanıtlar

Son

Yüce Önderimizn sevgili köpeği şerefine ülkede Yavru Köpek ayı kutlamaları yapılıyor. Bakanlık da, düzenlenen sergiyi ziyaret edecek tüm çalışanlarına ödül verme vaatinde bulunuyor.

Belediyenin Etkinlik Sarayı önünde büyük bir kalabalık toplanıyor. Köpeklerden çok daha fazla insan var. Köpek edinmek için özel izin alınması gerekiyor ki, izin hiç mi hiç kolay verilmiyor.

Kalabalığın arasında tanıdık bir yüzü, Albert DeSalvo'yu görüyorsun. Etrafında bir takım kel ve aynı şeyleri giyen insanlar bulunuyor. Yanında ise diz boyu bir köpek görüyorsun.

Tören alayı salonu dolaştıktan sonra girişinde "VIP Erkekler" yazan bir odaya giriyor. Odanın başında ifadesiz bir yüz takınan bir güvenlik görevlisi bulunuyor.

Yanıtlar

Görevli ile konuş

Görevliye yaklaşıp kibarca bir konuşma başlatmak istiyorsun. Görevli seni zar zor fark ediyor ve hiç ilgi göstermiyor.

Yanıtlar

Görevliye rüşvet ver

Görevlinin sana ilgi çekici bir şey söylemeyeceğini fark edip sergi alanında yarım saat daha dolaşıyorsun, bu zaman kaybından sonra kafan karışık bir şekilde eve dönüyorsun.

Görevliye bağır

Zar zor fark edecek bir hareketle, görevli midene sert bir yumruk atıyor, seni dikkatlice kenara çektikten sonra yerine dönüyor, nefes alman için sana imkan veriyor.

Görevlinin yanından hızla geç

Yüksek rütbeli resmi insanlar gibi önemli bir işi varmış gibi intibayla yürüyerek görevliyi geçmeye çalışıyorsun fakat görevli yolu profesyonel bir şekilde kapatıyor.

Taktiklerini değiştirmeye karar verip cüzdanını çıkartıyorsun. Tüm güvenlikler rüşvet alır, bu da onlardan farklı değil. Sana neye ihtiyacın olduğunu soruyor.

Yanıtlar

Girmek için izin iste

Görevli, başını hüsran içinde sallıyor. Rüşvet bile "VIP Erkekler" odasına, Bilge Önder tarafından onaylanan gizli listede olmayan ziyaretçilere izin vermesine yetmiyor.

DeSalvo'yu sor

Görevli, yoldaş DeSalvo'nun Helmer Köpek Yavrusu Kulübü'nün onursal üyesi olduğunu belirtiyor. Ayrıca en sevdiği köpek türünün bu olduğunu ve kimseleri köpeklerin yanına yanaştırmadığını açıklıyor. Köpeği beslemeye çalışan birkaç kişinin de hayatını kaybettiğini belirtiyor.

Güvenlik hakkında konuş

Yoldaş DeSalvo'nun köpeğinin sigortasından altı haneli bir gelirin elde edildiğini, dolayısıyla Helmer Valisi gibi, hatta daha iyi korunduğunu öğreniyorsun.

Köpeği hakkında konuş

Bu köpek, DeSalvo'ya, kendisine duyduğu lütuf ve güvenin simgesi olarak bizzat Önderimiz tarafından verilmiş. DeSalvo, köpeğine en sevdiği dizinin ana karakteri olan Bay Spock'ın adını vermiş.

Eve git

Yanıtlar

Eve git

Belge Ofisi'ne giden otobüs hatları üzerinde çeşitli değişiklikler gerçekleştirdin. Stephen haklıydı - görkemli binanın asansörü yoktu ve nefessiz kalan ziyaretçiler üst katlara merdivenle çıkmak zorundalardı.

Sırada bekledikten sonra sertifikalar ile ilgilenen memur ile tanışırsın. Ne için geldiğini sorar.

Yanıtlar

Engelli raporu

Problemini açıklarsın. Memur kağıtları kontrol eder ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın, engellilerin masraflarını azaltmak için onlara tedavi uygulamaya karar verdiğini söyler.

Eski Yurttaş Sanatoryumu'nda tedavi görmek için bir başvuru almanın tam fırsatı. Stephen, anevrizmasından tamamen kurtulabilir!

Yanıtlar

Engelli raporunu al

Kotasını doldurmaya çalışıyor gibi görünen memuru hayal kırıklığına uğrattın. Dudaklarını büküp belgeye bir mühür yapıştırır, eline verdiği gibi bağırır: "Sıradaki!"

Stephen'ın söylediği kadar zor olmadı. Eve, elinde raporla, memnun bir halde dönüyorsun.

Tedavi için başvuru raporunu al

Dawking, ani hareketlerden, merdiven tırmanmaktan ve kat değişikliklerinden artık korkması gerekmediğini öğrenince çok şaşıracak.

Eve dönüyorsun, Stephen'ın daha iyi olacağı düşüncesi seni mutlu ediyor.

Sadece konuş

Yanıtlar

Havadan sudan konuş

Memur, arkandaki posteri gösterir: "Yumuşak sesle konuş. Az iste. Hızlı çık."

Bürokrasi hakkında konuş

Memur, arkandaki posteri gösterir: "Yumuşak sesle konuş. Az iste. Hızlı çık."

Çocukları hakkında konuş

Memur, arkandaki posteri gösterir: "Yumuşak sesle konuş. Az iste. Hızlı çık."

Hastalığı hakkında konuş

Memur, arkandaki posteri gösterir: "Yumuşak sesle konuş. Az iste. Hızlı çık."

Maaşı hakkında konuş

Memur, arkandaki posteri gösterir: "Yumuşak sesle konuş. Az iste. Hızlı çık."

Memur "Sıradaki!" diye bağırır. Bir sonraki ziyaretçiyi sırada beklemesi için ikna etmelisin. Buraya uğruna geldiğin şeyi henüz edinmedin.

Yanıtlar

Son

Krushvice Sokağı'nın sonunda ayakta bekliyorsun. Dınlanma Meydanı'nın önündesin. Satıcı Serena Marwitz'in buralarda bir yerde olduğunu biliyorsun.

Yanıtlar

Meydanı incele

Meydandan farklı yerlere birçok sokak var.

Rüzgar, Bilge Önder'in 4537 numaralı alıntısını gerçekleştirmek için heykelinin etrafındaki çöpleri topluyor. Yoldan geçen birkaç kişi yağmurdan ve rüzgardan korunmaya çalışıyor. Kadınların kahkalarına karışan müziğin sesi Righteous restoranından duyulabiliyor.

Yanıtlar

Anıta git

Helmer'in güvercinleri Önder'in 4537 numaralı alıntısını açık bir şekilde takdir ediyor. Bunu anlamak çok basit.

Poster sütununa git

Bugün, ilçe sağlık birimimizin çaylak tıp elemanları orkestrası, Merkez Belediye Popüler Sanatlar Merkezi'nde Dıştaki Büyük Sol Bina'da milliyetçilik temalı bir müzik konseri düzenliyor. Biletler muhtemelen çoktan satılmıştır.

Restorana git

Righteous, üst düzey bakanların devlet sorunlarına ara verdikleri yerdir. Ölümlüler, bu görevlilerin Anavatan'daki görevlerini yaptıktan sonra ne kadar rahatlamaya ihtiyaç duyduklarına tanık olabilmek için sadece pencereden bakabilirler.

Sola dön

Sokak arasında sebze satan çiftçi insanlar var. Bazı insanlar hala bahçe sebzelerinin Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın dağıttığı gıda paketlerinden daha sağlıklı olduğunu düşünüyor.

Yanıtlar

Sebze satıcılarına soru sor

İhtiyacın olanları nereden alabileceğini öğrenmeye çalışıyorsun ancak çiftçiler sebze almayacağını anlar anlamaz seninle ilgilenmekten vazgeçiyorlar.

Meydana geri dön
Sağa dön

Bu sessiz sokak üzerinde sokak satıcıları var. Ürün yelpazelerinin genişliği devlet mağazalarından pek farksız değil ancak malların kaynakları bir pazarlık nedeni olabilir.

Yanıtlar

Kitap mağazasına git

Kilitli kapıları birçok kez başarısızlıkla itiyorsun.

Fırına git

Vitrindeki gri ekmek tuğlaları ekmek gibi bile kokmuyor. Böyle ekmeklerin talaş ve mobilya mağazası yapıştırıcılarından çok farklı olmadığı söyleniyor.

Kasap dükkanına git

Kıyafeti kirli şişman bir satıcı boş bir vitrinin önünde duruyor. Elinde kalan şeyin sadece kedi maması olduğunu sana söylerken sıkılmış görünüyor.

Yanıtlar

Kedi maması satın al

Kalitesi yüksek kedi mamasını satın aldın. Evcil hayvanın olmadığını göz önünde bulundurunca bunun bilgece bir yatırım olmadığı söylenebilir.

Yeterince paran yok.

Meydana geri dön

Haftanın son müşterisi mağazayı terk etti. O sensin.

Meydana geri dön
Düz git

Çıkmaz bir sokağa giriyorsun. Kapıyı geçerek bahçeye girebilirsin ancak iş yapılacak bir yere benzemiyor.

Yanıtlar

Kapıdan geç

Siyah beyaz dev gibi bir kedi, kapının ortasında sanki mekanın sahibi gibi uzanıyor. Seni huysuz şekilde karşılıyor. Sırtını kaldırmış, kuyruğunu dikmiş ve memnunsuz bir biçimde miyavlıyor.

Yanıtlar

Kediyi besle

Kedi yiyeceği sindiriyor. Artık Helmer'da gerçek bir arkadaşın oldu. Belki de tek arkadaşın.

Ziyafet sonrası çıkardığı memnun sesin ardından kedi binaların arasından daha önce fark etmediğin dar bir geçide zıplıyor.

Geçit, silindir şapkalı bir adam gördüğün paralel bir sokağa çıkıyor. Adam kendini Nathan Kehler olarak tanıtıyor ve ticaret yapmaya istekli olduğunu söylüyor.

Kediler için uygun bir maman yok.

Meydana geri dön
Çıkmaz sokağı incele

Burada sadece çöp var. Böyle bir kemer sıkma döneminde nereden geldiğini merak ediyorsun.

Meydana geri dön
Eve dön
Eve dön

Bağlantılar