Hey! Sen! Oradaki!
Replikler
Hey! Sen! Oradaki!
Ne? Ben mi?
Evet, sen! Altmann beni çirkin kravatlı biri hakkında uyardı.
Senin kravatın da bu tanıma uyuyor...
Ben kravatımı seviyorum ama. Kravatımı seviyorum!
Pfff! Neyse. Senin kıyafet zevkini tartışmayalım şimdi.
Artık bakanlığın bir çalışanısın.
Diğer tüm çalışanlar gibi -
- ben hariç -
Bir ofisin olacak. Hayatının geri kalanında içinde çürüyebileceğin küçük, küflü bir ofis.
Şey... ne güzel.
Bu tarafa bakarsan ilk kattaki ofisini görebilirsin. Susanne Beinert'in yanındakI.
İlerlersen arşivi görürsün.
Yani bu kattaki ikinci kapı?
Aynen.
Hemen bulursun zaten. Ofisteki telefonun çalıyor bile.
O zaman hadi kömürlüğüne git... şey... ofisine.
Acele etsen iyi olur! Telefonun hala çalıyor.
Teşekkür ederim!
Bakanlığın her katında tarayıcılarımız var. Kayıtlı Bakanlık çalışanları katlarında bir kez giriş yapmak zorundadır.
Daha sonra ofis katınıza ve üstündeki katlara sorunsuz bir şekilde ulaşabilirsiniz.
I. departmanda çalışan biri olarak I. ve II. kata erişim hakkın var.
Anladım. Bu kısa bilgilendirme için teşekkür ederim.
Şimdi, gitmeden önce, sana birkaç şey söylemem gerek.
Telefon çalıyor dedin...
Ben de burada bütün gün yağmurda bekliyorum. N'olmuş?
Sizin gibileri öylece bakanlığa gönderemem.
Şey... tamam anlat hadi.
Hadi ya.
Hayat işte.
Kariyer
hayatın boyunca sana -
"ıvır zıvır" - lazım olacak.
Öyle zamanlarda bana gel.
Benimle birlikte Yüce Devlet'in cesur hizmetkarları, Ulu Önder'in iyi amacı için verilen mücadelede önemli araçlar elde ediyorlar.
Anladım. Peki ücretsiz mi?
Kamera, maymuncuk ya da alet takımı lazım olursa doğru adres, benim!
Ancak I. kat çalışanısın diye bütün eşyaları alabileceğini sanma.
Peki...
III. IV. ya da V. katlara çıkamazsın.
O nasıl soru. Tabii ki ücretsiz değil!
Sana bunları öylece vereceğimi mi sandın? Olur mu lan öyle şey!
Çünkü alamazsın.