Bu yaptığımız müzik reformu hakında seninle bir daha konuşmak istedim.
Replikler
Bu yaptığımız müzik reformu hakında seninle bir daha konuşmak istedim.
Neyse ki, Stephen asla bilmeyecek.
Müzik reformunu sen yürürlüğe koydun değil mi?
Bu tür bir müziği 70 dakika ile sınırlandırmak çok kısa olmaz mı?
Bana sorarsanız, bu gürültüye izin verilmesi bile bir nimet. Zaten 70 dakikayı da çok fazla buluyorum.
"Punk" müziğin günlük dinlenme süresinin 35 dakika olması ne kadar güzel, değil mi?
Rock için 60 desibel çok mu fazla?
Şu anda uygulanan 60 desibel çok mu fazla sence?
Çok fazla hem de! 60 desibel! Çocukları da biri düşünsün! Erken yaşta zarar görüyorlar!
Neyse ki, "Rock" için izin verilen ses seviyesi yalnızca 45 desibel.
Bu punk hakkında...
Stephen Huberts'in, işinizi yapmaktansa meslektaşlarınızı izleyip ispiyonlamayı tercih ettiğiniz gerçeği hakkında ne düşüneceğini merak ediyorum.
Çünkü bunu kanıtlayamayacak kadar beceriksizisin.
İyi günler.
N'oldu birden?
Schwarz ne yapıyorsun? Bir şey planlıyorsun değil mi!
Gökyüzü ne renk?
Şey- ne? Mavi! Neden?
Bir iki soru sadece.
5. Paragraf ne ile alakalı?
Şey... müziğin sadece belirli yerlerde çalınabileceğini.
Maalesef, hayır. Paragraf, müzik kapağının tasarımının yanı sıra adlandırılmasını da düzenliyor.
Bu Walkman'i buraya kim koydu?
Bendim!
İşte itiraf ettin, biliyordum!
Sen... Sen...
Başkalarının ofisine Walkman yerleştirebilmek için gizlice girdiğini itiraf ediyorsun yani.
...ahh... lanet olsun, Schwarz! Sen ve senin soruların!
... Evet, ben yaptım! Sen suçlu değilsin!
Yine de benden kurtulamazsın!
Yasa dışı eşyalar bulundurduğunu da.
Cevap ver hemen!
Neyin peşindesin Schwarz?
2 kere 2?
Dört!
Kravatım ne renk?
Şey... beyaz noktalı kırmızı. Schwarz, kes şunu!
"Rock" müziğin azami desibel seviyesine ne diyorsun?
"Punk" müziğin günlük dinlenme limiti hakkındaki düşünceni merak ediyorum.
Gökyüzü ne renk?
5. Paragraf, müzik reformunun nesini düzenliyor?
Walkman'i ofisime kim koydu?
Olabildiğince hızlı cevaplamaya çalış!
2 kere 2 kaç eder? Hızlı ol!
Kravatım ne renk? Hadi, söyle, söyle!